Tofaş kuruluşundan beri Türk milletine uygun fiyata otomobil satma hedefiyle üretim yaptı. Hatta sadece üretim değil ürün geliştirme de yapıldı. 124, 131, Kuş Serisi, Albea, Linea ve Egea olarak sıralama yapabiliriz.
Tamamen Tofaş AR-GE merkezinde geliştirilen Fiat 356 projesi hem İtalyan hem de Türk mühendisliği ile gösterişsiz ama şık görünen bir araç üretme hedefiyle yola çıktı. B segment ama C boyutlarında, tıpkı Linea gibi, Türk kullanım biçimine uygun bir araç üretmekti amaçları. Farklı kasa tipleri olsa da ortak parça kullanımını artırmak amaçlanıyordu.





Far grubunun tasarımında saatçilik dünyasından, özellikle de kronograf saatlerin kompozit yapısından esinlenilmiş. Bu yapısal yaklaşımın, arka far grubunun tasarımında da benzer şekilde uygulanmış. Konsept çizimlerden seri üretim sürecine kadar neredeyse tüm profil aynı kalmış.





Fiat Egea projesi ilk etapta sedan olarak planlanmasına rağmen daha sonra hatchback ve station wagon kasa tiplerine dönüşümde de tasarımındaki iddiasından hiçbir şey kaybetmemiş. Makyajsız kasa sedan ile diğer kasa tipleri arasında farklı olan sis farı çerçevesi de bunu gösteriyor. Sedan sis farı Fiat Bravo, Lancia Delta ve Iveco Daily ile ortak kullanılan bir parça. Ayrıca ön tamponda bulunan hava delikleri sadece estetik açıdan değil fonksiyonel bir aerodinamik tasarım yapısı olduğunu da belirtelim.




Fiat, station wagon tasarımında bile sedan ile aynı dört kapıyı kullanarak farklı bir yan silüet yakalamayı başarmış. İtalyanlar her zaman iyi olan tasarım becerilerini bu basit tasarımda bile kullanmış.
Dış tasarımcı Fabrizio Ricupero, aracın hatlarının devamlılığı için ön tasarımı yatay yerleşim tercih etmiş. Hatta “yıkılası Egea nasıl da Maserati’ye benziyor” derken tasarımcının amaçladığı şeyi başardığını görüyoruz. Çünkü Ricupero diyor ki: “Ön ızgara ve alt hava girişleri için doğrudan Maserati geleneğinden ilham aldık.”.


Eskizlerdeki omuz çizgileri bile tasarımın sedandan dönme olduğunu gösteriyor. Tasarımın aslında aynı anda yapılmasına rağmen sedandan yapılan bu dönüşüm araç üretime geçmeden yapıldığı için hem ortak parça kullanımı hem de üç karoserin de tek tasarım dili kullanmasını sağlamış. Kaputtaki bombeli tasarım tavan ile birleşince eşsiz bir bütünleşme sağlanmış.



İç tasarımında kazanılacak milimetrik hesaplar bile mühendisler tarafından düşünüldü. Üretim ve yurtiçi satış rakamları kıyaslandığında asıl hedefinin Türkiye pazarının olduğu da belli oluyor. İç mekan tasarımıcısı Carlo Santacroce, aracın içindeki her şeyi basit ve alışılmış şekilde tasarlamayı hedeflemiş. Yine dıştaki gibi gösterişten uzak ama kaliteli görüntü sağlamak hedeflenmiş.


İç kokpitin bu tasarım aşamalrına bakıldığı zaman Peugeot 308’den ilham alınmış gibi görünüyor. Ekran tasarımı, klima tasarımı ve direksiyon tasarımı dönemin araçlarında kullanılıyordu. Geriye kalanları tasarlamak gerekiyordu.

Geriye kalan şey bunların haricindeki kokpiti tasarlamaktı. Burada çok açık bir şekilde Alfa Romeo Giulia’nın tasarım etkilerini görüyoruz. Giulia ile aynı dönemde geliştirilen Fiat Egea’nın öncelikle sedan olarak başlayıp sonra diğer karoser tiplerine geçiş sürecinde kokpitin revize gördüğü anlaşılıyor. Normalde de hatchback ve station wagon versiyonları bir yıl sonra satışa çıkmıştı. Bu süreçte yeni kokpit tasarımı yapılmış gibi görünüyor. Nihai sürümde Fiat iki farklı konsol tipinden birisini seçmek yerine ikisini de satışa sunarak hem üst paketleri satabilmek için bir satış stratejisi hem de hangi konsolun daha çok beğeni kazanılacağı konusunda analiz yapmasını sağladı.





Burada o zamanlar henüz daha FIAT yeni logosuna geçmemişken yeni logolu direksiyonu görüyoruz. Egea ile aynı dönemde ilk kez Brezilya’da kullanılmıştı yeni FIAT logosu. Ancak bu yeni direksiyon 2018-2019 yıllarında yine Fiat Brezilya’da Cronos, Argo ve Toro modellerinde kullanıldı.



Aşağıda Fiat Egea’nın alçak kokpit tasarımın mevcut. Bu tasarımın biraz daha evrimleşmiş hali Fiat Cronos ve Argo’da kullanılan tasarıma denk.


Orta konsolu da bütün torpido tiplerinde aynı tutarak hem en ergonomik hem de maliyeti en düşük şekilde seri üretim yapabilmeyi hedeflemişler. Tüm koltuk süngerleri tek tip olup sadece döşeme kumaşları değişik olarak sunulmuş. Kullanılan bazı premium malzemeler Lancia kökenli.
Yine orijinal dökümanlara göre Hatchback ve SW modellerinin iç mekan kaplamalarına ve trimlerine, sedan versiyona kıyasla ekstra bir özen gösterilmiş. Bilgi-eğlence ekranı farklı konumlandırılmakla kalmamış; konsolun üst kısmında FCA Grubu’nun daha üst segment araçlarından alınan yumuşak dokulu yüzey malzemesi kullanılmış.

Amacına yönelik çok iyi bir süreçle geliştirilen Egea bütün karoserlerinde geniş iç mekan ve bagaj hacmini başarılı bir şekilde korumuş.
Fiat Egea, ilk kez Fiat Grande Punto’da kullandığı SCCS platformunun Small Wide LWB yani uzun aks mesafesi ve geniş versiyonunu Egea’da kullanmış. Bu platform testleri de LWB olan Linea kasası üzerinde yapmış. 5 bijon ve station wagon uzunluğunda oluşu bunu doğrular gösterir nitelikte.





Platform testleri bittikten sonra gerçek Egea kasasına geçildiğinde ise o yılların trendi olan bıyıklı ön panjur kullanılmış.


Ayırca bu panjurun kamuflajsız halini de 2 kere gördüm.


Ve sonuç olarak Fiat Egea!

Egea Sedan Mayıs 2015, hatchback Mayıs 2016, Station Wagon ise Ekim 2016’da satışa sunuldu.



Ekim 2020’de yaşanan makyaj operasyonundan önce Türkiye’de satılan motor seçenekleri
1.3 Multijet C510.5 Manuel
Sedan
Hatchback
Station Wagon
1.4 Fire C514.6 Manuel
Sedan
Hatchback
1.4 T-Jet C635 Manuel
Hatchback – Lounge Plus
1.6 Multijet C635 Manuel & C635 DCT6
Sedan
Hatchback
Station Wagon
1.6 E.Torq AISIN AT6
Sedan
Hatchback
Station Wagon
Bu motorlar yıllardır bildiğimiz motorlar. 1.3 Multijet 2002’den beri, 1.4 Fire 2000’den beri, 1.6 Multijet 2008’den beri, 1.4 T-Jet 2007’den beri hayatımızda olan motorlar. 1.6 E.Torq nereden çıktı diye merak edenler için ise 1990’lı yıllara dayanıyor kökü. Chrysler ile Mini ortaklığında geliştirilen atmosferik 1.6 motor, Fiat – Chrysler ortaklığı öncesinde Fiat’a satıldı ve Fiat Brezilya tarafından yeni kapak tasarlandı. Marea motor olarak anılan 1.6 ve 2.0 Torque motor yerini alacak olan E.Torq 1.6 ve 1.8 olarak iki farklı versiyonu üretildi. Fiat Bravo’da da 1.8 versiyonu kullanıldı. Fiat Torque motor ailesini kullanmaya bıraktığında GM ile ortakken 1.8 atmosferik GM motoru kullanıyordu. Tam olarak bu boşluğu doldurdu ve 2010 yılından 2020 yılına kadar üretildi. Brezilya’da her araçta var bu motor. Globalde ise sadece Fiat Egea, Fiat 500X ve Jeep Renegade modellerinde kullanıldı. Sadece Fiat Egea’da Aisin AT6 TF-72SC şanzıman ile kullanıldı. Diğer araçlarda manuel olarak kullanıldı. Aslında ülkemizdeki çok büyük bir ihtiyaçken ne yazık ki namlı Multijet yerine tercih edilmedi. Bu arada LPG uyumu 1.4 Fire’dan bile daha iyidir. Ayrıca bu şanzıman Brezilya’da da kullanılmıştır. Peugeot 1.6 BlueHDI ve THP’lerde de bu şanzıman vardır.
Hatta dünya turu yapan Egea 4.5 ayda 41 bin KM yapmıştır. Bu araçta da E.Torq motor kullanılmıştır.

Aracın bütün serileri çıktıktan sonra sıra geldi değişik şeyler yapmaya.
Egea Pist versiyonu Sedan gövdede tasarlandı. Sanılanın aksine 1.4 T-Jet ile değil 1.6 Multijet ile geldi. Belki 1.4 T-Jet sedan da yapmışlardır ancak ben bulamadım. 180 HP güç ve 450 NM tork aldılar.






Daha sonra üretilen ralli versiyonu olan hatchback gövde ise 1.4 T-Jet ile üretildi. Hatta duyduğum bilgilere göre fabrikada 1.4 Fire olarak üretilip ruhsat alınıp daha sonra T-Jet’e çevrilip modifiye edilip ralli aracı ruhsatı alınıyormuş. Makyajlı Egea ralli araçları böyle yapılmış.


Bunlardan sonra bir de ne olduğunu bilmediğim ancak Tofaş içerisinden çekilmiş olan bir Egea Sedan Sport versiyonu var. Haziran 2017’de bu görselleri kaydetmişim.Siyah tavan, bazı siyah kaplama ve piano black detayları var. Arka difüzör ve ön sis çerçeveleri değişik üretilmiş. Marşpiyel, spoiler ve ön tampon eki de bulunuyor. Fiat 500X’den alınan krom egzoz ucu da bulunuyor. Ayrıca arka çamurlukta Egea S yazıyor.






Meksika ve Arap ülkelerinde satılmak üzere Dodge Neon versiyonu üretildi. Sanılanın aksine ABD’de satılmadı ve 2.4 Multiair motor yoktu. 1.6 E-torq motorlu bu arabanın sadece logoları değişikti.
Daha sonra geliştirme hız kesmeden devam etti. Egea hatchback ve station wagon gövdesinin gündüz ledli farı ve tabletli ön göğsü plus paketleri altında sedana eklendi.
2017 yılına girdiğimizde S-Design aramıza katıldı. Ancak ilk olarak Tipo’ya özel üretildi. 2018 yılında Egea’ya Sport ve S-Design olarak iki paket eklendi. Aslında paketler burada çok karışmaya başlandı. Mirror paketi de eklendi bu dönem. S-Design alırsanız siyaha boyalı urban jantları ile geliyordu. Sport HB alırsanız 18 inç jantlarla geliyordu. Eğer mirror station wagon alırsanız opsiyon olarak 18 inç jantları alabiliyordunuz. Ayrıca bu modellerde Xenon far bulunuyordu.
Ayrıca Fiat, Türkiye pazarı için olan T-Jet üretimini sonlandırdı ancak Avrupa için üretmeye devam etti. 2021 yılında gelen makyaja kadar böyle ilerlemeye devam etti. Artan enflasyon ile Türkiye’de en ucuz arabayı satmaya çalışan Fiat bu süreçte değişik şeyleri arabadan çıkardı. Easy modelde koltuk altından depo kapağı açma, direksiyon tuş ışıkları, ön tampon ile motor bölmesi arası plastik, kapı altı fitilleri, kaput fitilleri, torpido lambası, görmediğimiz yalıtım malzemeleri ve akla gelmeyecek bir sürü şey. Hepsi enflasyon ortamında bile daha ucuza araba satabilmek içindi.
Makyaj ile birlikte 120 HP olan 1.6 Multijet motor 130 HP oldu. 1.6 E-Torq motor emisyon kuralları nedeniyle üretimi sonlandı. 1.0 Firefly 3 silindir motor eklendi. Bu motorda 1.3 Multijet’in C510.5 şanzımanı kullanılıyordu. Bu motor 2019’dan beri kullanılıyordu. Ancak Egea’da bu motor çok ilgi görmedi ve 2021 yılında üretimi sonlandı. 2022 yılında 1.5 T4 Hibrit motor ilk kez Fiat 500X ve Egea’da kullanıldı. Kronik sorunları bu araçlarda test edildi ve düzeltildi. Ancak Egea’nın tamamı bu motorun sorunlarının çözülmüş haline denk gelmedi ve 2024 yılının başında üretimi sonlandı. 2024 yılında 1.3 Multijet, 2025 yılının sonunda ise 1.4 Fire motorlarının üretimi tamamen sonlandı. 1.4 Fire motor en son yine 2024’de üretimi biten Fiat Fiorino’da kullanıldı. FPT, 1.4 Fire motorları sadece Tofaş için üretiyordu. Ve 2026 yılında 1.6 Multijet motorla birlikte Fiat Egea bize veda etti. Motorların dışında önce hatchback cross daha sonra station wagon cross versiyonları çıktı. Önceden rağbet görmeyen hatchback Egea, cross ile birlikte inanılmaz popüler oldu. Öyle ki insanlar cross olmayan hatchback görünce şaşırıyordu.
Yine değişik çıkarmalar oldu tabi ki, urban pakette çelik jant kaldırıldı. Bazı yıllarda ön sis farı kaldırıldı. Plus paket içerisine eklendi.
2021 makyajı ile birlikte donanım olarak aktif ön ızgaralar, anahtarsız giriş ve çalıştırma, kablosuz telefon şarjı, beyaz iç tuş ışıkları, hayalet gösterge, led ön ve arka farlar, ön panjurda yeni FIAT logosu, yeni direksiyon, ayak sensörlü bagaj kapağı, 10″ multimedya ekranı eklendi. Donanım olarak gerçekten çok büyük yenilikler yaptı Fiat. Ancak üzüldüğüm bir nokta makyajlı station wagon lounge sadece manuel satıldı.
2023 yılında limited versiyonu tanıtıldı. Taba rengi koltuklar ve ön göğüs, krom rengi yerine bronz renkli detaylar kullanıldı. Lounge Plus’dan daha dolu bir paket oldu bu. En başta ön göğüs tamamen taba rengi iken ön cama olan yansıma problemi nedeniyle sadece taba detaylara dönüş yapıldı.
2024’te GSR2 zorunluluğu ile birlikte paketler arasındaki denge tekrar değişti. Easy Plus paketi kaldırıldı ve urban paketinde donanım çıkarıldı. Ayrıca GSR2 ile birlikte Cross Wagon üretimi sonlandı. 2024 yılında station wagon tipi tamamen bitmiş oldu. Cross versiyona ise 2009 yılında ilk kez Fiorino Trekking’de kullanılan Traction+ özelliği eklendi.
Egea 11 yıl boyunca 1.417.047 adet üretildi. 746.042 tanesi Türkiye’de satıldı. 671.005 tanesi yurtdışı ülkelerine satıldı. 10 yıl üst üste en çok satan otomobil oldu. Üretim sonlanma sebebi ise hala satılmaması değil, GSR3 zorunluluğunun gelmesi oldu. GSR3’e adapte etmek yerine üretim sonlandı.
Bugün Egea yerine Grizzly serisi geleceği söylense de Tofaş’ın planı bu değil. Muhtemelen 2027’de Stellantis grubunun PureTech yerine 1.0, 1.3, 1.5 GSE motorlarına geçişiyle birlikte Tofaş Türkiye pazarında üretilecek yeni modelini tanıtacaktır. Üretim bantları düşünüldüğünde Fiorino, Doblo, Egea, Linea aynı anda üretiliyordu. Şu an ise sadece K0 ve K9 üretiyor. K0 ve K9 ticari bandında üretilirken otomobil bandı şu an için boş.
TOFAŞ, Egea’nın yeni yerli binek otomobil projesini bu ay içerisinde açıklayacak. Yeni üretim araçlarda GSE motor ailesinin kullanılması muhtemel olacaktır. 2027 ile birlikte powertrain üretimi FPT’ye tekrar geçecek. Fiat’ın GSE motor ailesi hem zincirli hem de gelecekteki emisyon şartları için çok fazla esnetilebilecek imkanı var. Zincirli olması Türkiye’deki bakım periyotunun azalmasını sağlayabilir. 3 silindir motorlara karşı ön yargımız olduğu için ve 1.3 TCE hayranlığımızdan dolayı yerli modelde 1.3 GSE kullanılabilir. 1.6 Multijet’in Euro 7 uyarlanması ihtimali de hala konuşuluyor. 1.5 ve 2.0 HDI motorları yerine Multijet ailesi geri dönebilir. Yeni gelecek motor doğrudan 1.6 Multijet olmasa da FPT tarafından geliştirilecek yeni dizel motor gibi görünüyor. FPT’nin şanzımandan hibrit teknolojisi ile emisyonu büyük oranda düşürecek gibi. Ancak kesinlikle sorunsuz olması lazım. Yoksa bir motor nasıl anılırsa öyle devam eder.
Yorumlar